top of page

Türkiye Otomotiv Piyasasında Yeni Dönem: 6 Yıllık Araç Kiralama Artık Stratejik Bir Model

Türkiye otomotiv piyasası “ezber bozan” bir dönüşüm sürecine giriyor. 2026 itibarıyla Türkiye’de 6 yıllık araç kiralama modeli artık sadece “mantıklı bir opsiyon” olmaktan çıkıyor ve rasyonel bir strateji haline geliyor. Yüksek faiz oranları, geleneksel 3 yıllık operasyonel kiralama modellerini finansal açıdan sürdürülemez bir yapıya dönüştürürken, finansman maliyetini düşürmenin tek gerçekçi yolu varlığın 3 yıl yerine 6 yıl elde tutulmasıyla amortismanın zamana yayılması oluyor. Bu noktada 6 yıllık TCO (Toplam Sahiplik Maliyeti) yaklaşımı, yüksek faiz yükünü dengeleyen tek çıkış kapısı olarak öne çıkıyor.

Bu dönüşümün en önemli dayanaklarından biri ise Türkiye’deki ikinci el piyasasının yapısı. Türkiye’de ikinci el araç pazarı, sıfır araç pazarının yaklaşık 4–5 katı büyüklüğe ulaşmış durumda. Avrupa Birliği ülkelerinde bu oran yaklaşık 3 kat seviyesinde seyrediyor. Türkiye araç parkının yaklaşık %25’inin 20 yaş ve üzeri araçlardan oluşması, yapısal bir yaşlanma sorununa işaret ediyor. Bu “yaşlı” parkın yenilenmesi, filo araçlarının 3. yılda piyasaya bırakılmasıyla değil; üretici (OEM) garantili, 6 yıllık “çift döngülü” modellerle (leasing + bireysel kullanım) mümkün hale geliyor.

Türkiye’deki sürüş alışkanlıkları da bu dönüşümü destekleyen bir diğer temel faktör olarak öne çıkıyor. Yıllık ortalama kilometre kullanımının 18.000 km’nin üzerinde olması, Türkiye’yi Avrupa’ya kıyasla çok daha yüksek kullanım yoğunluğuna sahip bir pazar haline getiriyor. Kilometre arttıkça elektrikli araçların sağladığı enerji maliyeti avantajı çarpan etkisi yaratıyor. Yıllık yaklaşık 20.000 km yol yapan bir kullanıcı için elektrikli araç, 6 yıl sonunda fosil yakıtlı bir araca kıyasla yalnızca yakıt maliyetleri üzerinden dahi ciddi bir tasarruf potansiyeli sunuyor.

 
 
 
bottom of page